Platelet (trombosit) yönünden zengin plazma anlamına gelen PRP, bir kişiden alınan az miktarda kanın bir seperasyon sistemi yardımı ile bileşenlerine ayrıştırılması sonucu platelet (trombosit), lökosit, büyüme faktörleri ve sitokin adı verilen hücrelerin yer aldığı tabakasının konsantre halde tekrar aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesi işlemidir. 

Kliniğimizde Türkiye'de üretilen T-Lab PRP ürünü kullanılmakta olup CE belgesi vardır. Trombosit eldesi %90-96 civarındadır. Yüksek trombosit yoğunluğu sayesinde etkin tedavi sağlamaktadır.


PRP Uygulamasının Etkileri

Plateletten zengin plazma uygulaması herhangi bir durumdan dolayı hasar gören dokuların onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak amacıyla gerçekleştirilmektedir. Vücudun doğal iyileşme kaskadında bu onarım süreci kanda bulunan ve ilgili bölgeye taşınan plateletler (trombositler) yardımı ile meydana gelmektedir. PRP 'nin hasar karşısında vermiş olduğu tedavi etme yeteneği harekete geçirilerek estetik yönden iyişme amaçlanır ve hasar varmış gibi cilt altında hasar düzeltme mekanizmaları harekete geçirilir. Trombositler kanda bulunan en küçük çekirdeksiz hücreler olup pıhtılaşmada görevlidirler. Vücudumuzdaki hasarlı damarların ve diğer dokuların onarımı, büyüme faktörlerini içeren trombosit ve lökosit hücreleri tarafından gerçekleştirilir. Kanda hasarlı bölgeye göç eden bu savaşçılar büyüme faktörlerini salgılayarak yine kanda yer alan farklılaşmamış kök hücrelerin uyarılmasıyla bölgeye göçünü ve çoğalmasını sağlayarak bölgede ilgili dokuya farklılaşır ve doğal seviyede iyileşmeyi gerçekleştirirler. Bu iyileşme sürecinin kısalarak daha hızlı gerçekleştirilmesi amacıyla kanda bulunan trombin ile aktive olan bu mucizevi hücreler, PRP yöntemi ile plateletler konsantre hale getirilerek 4x – 8x kat daha yüksek oranlarda direkt ilgili bölgeye enjekte edilir. Böylece normal seviyeden fazla sayıda hücre ile doku rejenerasyonu (yenilenmesi) sağlanmış olur.

PRP'nin Uygulama Alanları ve Endikasyonları

Estetik amaçlı ve kronik yara tedavisinde rejenerasyonun sağlanması:
1- Cilt gençleştirici olarak; zaman içersinde cilt altında oluşan bazı dokuların kayıplarına bağlı olarak ortaya çıkan kırışıklık ve çökmelerin olduğu bölgede, hasar iyileştirme mekanizması ile iyileşme sağlayacaktır. Uygulama bölgesinde salgıladığı büyüme faktörleri vasıtası ile destek dokudaki kayıplara bağlı ortaya çıkan kırışıklık ve çökmelerde iyileşme görülecektir. Zaman içersinde cilt destek dokusu kolojen miktarında azalma ve kırılmalara bağlı olarak ortaya çıkan cilt sarkmalarında, bölgeye uygulanan plateletlerin salgıladığı büyüme faktörleri ile kollojenlerin yeniden yapılandırılması sağlanarak cilt elastikiyetinin artması ve cilt sarkmalarının iyileşmesi sağlanacaktır.Tüm yüz bölgesi; alın, göz kenarı, burun kenarı, dudak kenarı kırışıklıkları, sarkma ve çökmeleri ile cilt lekeleri ve izlerinin tedavisi ile boyun, dekolte bölgesi, üst kol, karın, bacak, diz bölgeleri kırışıklık, sarkma, çatlak ve lekelerin iyileştirilmesi sağlanacaktır.
2- Cilt lekelerinde; plateletlerin salgıladığı büyüme faktörleri (MGF) ile ciltte renk oluşumunu sağlayan melanin hücrelerinin çalışma sistemini normal sınırlarda tutarak, cilt lekelerinin tedavisini sağlayacaktır. 
3- Akne, skar ve çatlaklarda; ciltte herhangi sebep bağlı olarak ortaya çıkmış olan çatlaklar, izler, sivilce izleri,skarlar gibi lezyonların etrafında yara iyileştirici mekanizma ile çalışan plateletler, salgıladığı büyüme faktörleri ile lezyonların küçülmelerini daha az görünür hale gelmelerini sağlayacaktır. 
4- Kronik yara iyileşmesinde; Diabetik Ayak, venöz Ülser, bası yarası gibi iyileşmesi son derece zor olan yara bölgesinin tedavisi ile kısa bir süre içerisinde kapanmasını yardımcı olur.
5- Saçlı deride; saç kökleri etrafındaki damarlanmayı artıracak, saç köküne daha fazla miktarda kan, oksijen, vitamin taşınmasına olanak sağlarken; salgıladığı büyüme faktörleri ile saç kökü hücrelerini uyaracak, saç köklerinin saç üretim süreçlerini hızlandıracak ve saçların daha sağlıklı hale gelmesini sağlayacaktır. Saç dökülmesi olan bölgede , büyüme faktörlerinin saç köküne olan etkisi ile saç sökülmesi duracaktır. 
Saçlı deride PRP uygulaması tamamen dökülmüş olan saçların tekrar çıkmasını sağlayamayacak; güçsüz, kırılmış, hasarlı saçları ve saç üretimi yeteneği durmuş olan saç köklerini uyararak, saç dökülmesini durduracak, saçların daha parlak, canlı görülmesini sağlayacaktır. 

Kliniğimizdeki uygulamada çok ince kanüller kullanılarak göz altı morlukları ile kırışıklıklarının ve nazolabial (burun-dudak ve yanak arası) çizgilerin giderilmesinde daha etkili sonuçlar alınabilmektedir. 

PRP Uygulaması Seans Sayısı Ve Süresi Nedir? 


 PRP uygulaması estetik yaklaşımla iki amaca yönelik yapılmaktadır.Birincisi ;belirlenmiş bir sorunu ortadan kaldırmaya yönelik olarak, ciltte oluşmuş sarkmaların düzeltilmesi, cilt kırışıklıklarının, cilt lekelerinin giderilmesi, skar ve çatlakların giderilmesi, saç dökülmesinin azaltılmasıdır. İkincisi; mevcut durumu korumak, cildin zaman karşısındaki deformasyonunu önlemeye yönelik olarak. PRP uygulaması hücre aktivasyonu gerçekleşmesi ve dinlendirme süreci göz önünde bulundurularak genellikle 21 günlük aralarla 2 seans uygulanır. Seanslar sonrasında belirlenmiş sorunlarda gözle görülür iyileşmeler beklenir. İlk kürden sonra 3-6 ay arasında bir kez tekrar edilmesi kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenir.  PRP uygulaması sonrası etkileri uzun süreli olarak devam edecektir, etkilerini devam etmesini ve cildin zaman karşısındaki deformasyonunun önlenmesi amacıyla yılda 1-2 seans PRP uygulaması önerilir. 

PRP Uygulamasının Yan Etkileri Nedir? 


  PRP uygulamasında yan etkiler görülme riski sistemin otolog olması (hastanın kendi kanı kullanılması) dolayısıyla söz konusu değildir.
Uygulama iğle ile yapılan uygulamalar grubunda bulunduğu için; iğnenin cilde giriş tekniğine bağlı olarak bazı yan etkiler görülebilir. İğne uygulamasına bağlı olarak bazı noktalarda küçük morarmalar görülebilir, bu morarmalar küçük çaplı olup birkaç gün içersinde tedaviye gerek duyulmadan iyileşir. Morarmaların iyileşme sürecini kısaltmanız için hekim tarafından bazı ürünler önerilebilir. PRP uygulaması sırasında ciltte hafif kızarıklık görülür, ciltteki kızarıklık herhangi bir tedaviye gerek duyulmadan 30 - 40 dk içersinde kendiliğinden kaybolacaktır. Uygulama sonrası ciltte hissedilen gerilme hissi 1-2 saat içersinde kaybolacaktır. PRP uygulaması hekim tarafından yapılması gereken uygulamalar grubundadır.

PRP Uygulaması Ağrılı mıdır? 


  PRP uygulamasında, plateletten zengin plazmanın cilt içersine verilmesinde kullanılan iğneler, mezoterapi uygulamalarında da kullanılan çok ince iğnelerdir. İğnelerin çapları 30G veya 27G olabilir, uzunlukları değişmekle birlikte 6 mm, 16 mm veya daha uzun olabilir. PRP uygulaması sırasında duyulan ağrı hissi hastalar tarafından genel olarak ''hafif'' olarak nitelendirilmektedir. PRP uygulaması sırasında hastalar ciltlerinde çok ince iğnelerin girişlerini hissedebilmektedirler. Ağrıya duyarlı ve hassas hastalarda, uygulama sırasında ağrı duyusunu azaltıcı önlemler (uyuşturucu kremler, soğuk uygulama) ile duyulan ağrı hissi oldukça azaltılabilmektedir. PRP uygulaması sırasında ciltte hafif sıcaklık, hafif yanma hissi ve gerilme hissi duyulabilmektedir.


PRP Uygulaması Güvenlimidir? 


  PRP uygulamasında kullanılan infüzyon setleri (kan alma setleri) ve PRP hazırlama tüpleri, sadece bu amaç uygulamalar için üretilmiş olan uygulama setleri şeklinde kullanılır. Uygulama setleri içersinde uygulama sırasında ihtiyaç olabilecek tüm malzemeler bulunmaktadır.

  PRP uygulaması kapalı sistem içersinde hazırlanan plateletten zengin plazma ürünü ile yapılır, yani hastanın kanı dış ortamla ve başka malzemeler ile temas etmez. Hastanın kanı tek kullanımlık steril infüzyon setleri vasıtası ile yine tek kullanımlık steril vakumlu PRP hazırlama tüplerine alınır. 
Santrifüj işlemi sonrası elde edilen plateletten zengin plazma tek kullanımlık steril enjektörlere çekilerek kullanılır.Tüm bu işlemler sırasında hasta kanı ve hazırlanan plazma dış ortamla temas etmez. Uygulamada kan ile hastalık bulaşma riski yoktur.

Yasal Uyarı:Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.